Havza Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre İslâm Kültür ve Düşünce Araştırma Enstitüsü Felsefe Grubu Müdürü Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Muhammet Cevat Rudger bu haberi duyurarak, Ayetullah el-Uzma Mekârim Şîrâzî’yi, bilgi mimarisi ve yöntemli bir yapıdan yararlanarak fıkıh, tefsir, ahlak ve toplumsal meseleler alanlarında dinamik ve kapsamlı bir düşünce sistemi ortaya koymayı başarmış rabbanî âlimlerden ve görüş sahibi şahsiyetlerden biri olarak nitelendirdi.
İslâm Kültür ve Düşünce Araştırma Enstitüsü Felsefe Grubu Müdürü sözlerine şöyle devam etti:
“Fıkh-ı Ekber’de (kelam ve aklî marifetler), Fıkh-ı Evsat’ta (ahlak ve eğitim) ve Fıkh-ı Asgar’da (fıkhî-hukukî hükümler ve yapılması gerekenler ile kaçınılması gerekenler) içtihat gücüne ve hüküm çıkarma melekesine sahip olan âlimler, dinin usul ve fürûunda dinin doğru şekilde anlaşılması anlamına gelen “tefakkuh” nimetinden yararlanan kimselerdir. Onlar dinin idrakini ve din uğruna duyulan hassasiyeti bir araya getirmiş, dinî motivasyon, düşünce ve eylemi birbirine bağlı bir bütün hâline getirmiş kişilerdir.”
Hüccetü’l-İslâm Rudger ardından şöyle ekledi: “Bu çerçevede fikrî sağlamlığa, ahlâkî ve manevî ilkelere ve açık bir epistemolojik mantığa sahip olan âlimler, doğru bakış, samimi yöneliş ve salih eylem sayesinde din anlayışına dayalı bir düşünce sistemine sahip olurlar. Bu sistemde kapsamlı içtihat, bilgi ve değerlerin ağırlık merkezini oluşturur ve onların fikrî ve fiilî tutumlarının hâkim ruhu olur. Şüphesiz ki söz konusu üç alanda da sistemli ve yöntemli bir fıkha sahip, açık görüşlü ve tutarlı bir teori ortaya koyan âlimlerden biri Ayetullah el-Uzma Mekârim Şîrâzî’dir (Allah gölgesini daim kılsın). Kendisi fıkıh, tefsir, ahlak ve toplumsal meseleler alanlarında büyük ilmî gayret göstermiş rabbanî âlimlerden biridir ve zamanın şartlarını iyi bilen, toplumun içinde aktif biçimde yer alan merciilerden sayılmaktadır.”
İslâm Kültür ve Düşünce Araştırma Enstitüsü Felsefe Grubu Müdürü ayrıca şunları söyledi: “Bu yorulmak bilmez âlim, İslam’ın sahih marifetleri alanında dinamik ve toplumsal bir düşünce sistemine sahiptir. Çünkü onun bütün sözlü ve yazılı eserleri, belirli bir bilgi mimarisi ve yöntemli bir yapıdan yararlanır. Bu durum, onu nispeten kapsamlı ve bütünlüklü bir düşünce manzumesinin sahibi kılmıştır. Bu nedenle bu güçlü fakih ve bütün şartları taşıyan müçtehidin düşünce manzumesini tanımak, sadece din ilimleri talebeleri için değil, İslam toplumu için de gerekli ve değerli bir iştir.”
Hüccetü’l-İslâm Rudger, bu ilahî âlimin ve geniş ufuklu fakihin önemli özelliklerinden birine de işaret ederek şöyle dedi: “Onun özelliklerinden biri, kolektif çalışma ve grup araştırmasını havza ilmî geleneğinde kurumsallaştırması ve bu alanda yeni bir model ortaya koymasıdır. ‘Tefsir-i Numune’, ‘Peyâm-ı İmam’ (Nehcü’l-Belâğa’nın tercüme ve şerhi), ‘İslâmî İrfan’ (Sahife-i Seccadiyye şerhi) ve ayrıca bazı fıkhî ve hadis eserleri olan “Dâiretü’l-Maârifi Fıkh-ı Mukâren” ve “Muntehabu’l-Âsâr min Bihâri’l-Envâr” bu yenilikçi ve yapıcı çalışmanın belirgin örnekleridir. Bu nedenle onu bu alanda ehliyet sahibi bir örnek ve yeni bir tarzın öncüsü olarak tanıtmak, yerinde olacaktır. Elbette kolektif çalışma; güçlü ilmî yönetim, geniş bir hoşgörü, ilmî sabır ve tahammül, tevazu, nefis kontrolü ve ortak çalışma ruhu gerektirir. Gerçekten de onun havzada yerleştirdiği ve güçlendirdiği bu güzel gelenek, birçok ilmî ve pratik bereketler doğurmuş ve doğurmaya da devam edecektir.”
Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Rudger, Ayetullah el-Uzma Mekârim Şîrâzî’nin fıkhî çalışmalarının farklı boyutlarına değinerek şöyle ekledi:
“Söz konusu düşünce manzumesinin ilmî yönetimi; dinî ve modern ilimleri, yaygın İslâmî insan bilimlerini, din dışı ve din içi meseleleri; fıkıh ve tefsirden (Kur’an, Nehcü’l-Belâğa ve Sahife-i Seccadiyye tefsiri) kelam ve ahlaka, ekonomi ve siyasete, kadın, aile ve toplum konularına kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu projenin yönetimi, daha önce İmam Humeynî ve Rehber’in düşünce manzumesi gibi çalışmaların da hazırlanmasında tecrübe sahibi olan Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Abdülhüseyin Hüsrevpenah tarafından üstlenilmiştir. Düşünce manzumesinin ilmî kurulu ise Ayetullah el-Uzma Mekârim Şîrâzî’nin öğrencileri ve ona bağlı isimlerden oluşmaktadır: Hüccetü’l-İslâm Ahmet Kudsi, Muhyiddin Mekârim Şîrâzî, Muhammet Cevat Rudger, Said Davudi Limuni, Muhammet Arab Salihi ve ayrıca bu araştırmanın ilk hazırlıklarını başlatan Hamid Meliki.”
Son olarak Hüccetü’l-İslâm Rudger şu bilgiyi verdi:
“’Ayetullah el-Uzma Mekârim Şîrâzî’nin Düşünce Manzumesi (Allah bereketini daim kılsın)’ adlı değerli külliyatın tanıtım töreni, Ayetullah el-Uzma Subhânî’nin görüntülü mesajıyla 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 09.30’da Kum’daki İslâm Kültür ve Düşünce Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirilecektir.”
yorumunuz